Her ne vakit ordumuzda bir muhârebe vukü bulsa da bizzat o muhârebeye memur edilse, erkânıharbiye reisi Hasan Kâzım Paşa, mâlik olduğu otuz dört adet Fransız altını ile bir altın saatini, şâyet harpten sağ olarak dönemezse çocuklarına verilmek üzere, fakire bırakmayı âdet edinmişti.
Bu muhârebenin başlayacağı gece de yine emânetlerini fakire verdi. Bunları, Paşa'nın esâreti anlaşıldıktan sonra, İstanbul'daki çocuklarına teslim ettim.
Bunu yazmaktan maksadım, kendisinin, kıdemli ümerâ-yı askeriyeden biri olduğu halde, nakit olarak otuz dört altından başka bir şeye mâlik bulunmadığını söylemektir. Aklına, zekâsına, namuskârlığına, iffet ve şecaatine, Allah için şehâdet ederim.
Nitekim sonradan bu zat, esir düşmesi sebebiyle, günâhsız yere askerden tard olunmasıyla, utandığından, kendisini denize atıp hayatına son verdi idi. Allah rahmet eylesin.