Sabri TOPDAĞI

Sabri TOPDAĞI
1959 Erzurum doğumlu. 1977 yılında Kuleli Askeri Lisesinden 1982 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldu. 2013 yılında TSK'dan emekli oldu. 2006'da İnsan Kaynakları, 2019'da Resim Sanat Dalı Yüksek Lisans Programlarını bitirdi.

Sabri TOPDAĞI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 22:47
·
2026 12. kitabı
Reklam
İki gün iki gece...
Her zaman olduğu gibi bu defa da maddi kuvvetler arasında eşitlik yoktu fakat askerlerimizin birçok eksikliklerine rağmen son bulmayan maneviyatı düşmanın silah üstünlüğüne karşılık ve hatta üstün geliyordu. Muharebenin ikinci günü, İngilizler; muharebeyi kaybettiklerini anlamışlardı, humbara ve süngülerimizden kurtulanlar mağluben mevzilerine döndüler. Mücadele, Çanakkale'nin en kanlı dövüşleri kadar kanlı olmuş, iki İngiliz firkası mevcutlarının yüzde altmışını kaybetmişlerdi.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Eve Dönüş
Haydarpaşa'dan bir araba tutarak eve, Çengelköyü'ne geldim. Babamla kız kardeşim hem sevindiler hem de üzüldüler çünkü bacağımın sakat olduğunu hiç bilmiyorlardı. Böyle ansızın gelmem hepsini şaşırttı.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Milli güvenlik stratejisi
Milli güvenlik stratejisi, nihai bir belge değil; sürekli yeniden kurulan bir bilinç hâlidir. Bu bilinç, dengeyi kaybettiği anda ya korkunun ya da kibirin esiri olur. Devlet aklı ise bu iki uç arasında, soğukkanlı bir muhasebe ile ayakta kalır.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Savaş; Okunması bile çok zor...
Akşamüzeri düşman solumuzdaki Brukin köyüne taarruz ederek orayı zapt etti ve bulunduğumuz Taşlıtepe'ye tırmanmaya başladı. Her taraftan şiddetli ateş ediliyor, düşman aldığı takviye kıtaları ile bütün cephe üzerinde tekrar saldırıya başlıyordu. Ortalık top ve duman içinde karmakarışık oldu, düşmanla birbirimize girdik. Kimse kimseyi görmüyordu. Birdenbire başım döndü ve “Ah vuruldum!” diyerek düştüm ve kendimi kaybettim. Bir müddet sonra kendime geldiğimde her tarafımı kanlar içinde görerek vurulduğumu anladım. Kalkıp çekilmek istedim fakat heyhat, kalkamıyordum. Boğazıma bir tıkanıklık geldi, öleceğim diyerek dünya ve ahireti düşünmeye başladım. Bilahare yüz kırk dördüncü alayın birinci taburunun birinci bölüğünden Mersinli Mehmed Çavuş kollarımdan tutarak kaldırdı ve biraz geriye sürükledi, Bölüğümden Kayserili Abdullah ile Osmancıklı Abdullah'ı gördüm. Sadık neferlerim hemen koştular ve beni omuzlarına aldılar. Sağ bacağım iş görmez duruma gelmiş sarkıyordu. Hiç kendine malik değildi. Abdullahların her ikisi de şehit oldular, bu sefer Mehmed Çavuş sırtına alarak beni ateş menzilinden aşırdı. Başım ve yüzüm ve her tarafım kanlar içinde kıpkırmızı idi. Bu sırada yine bizim bölükten Gümülcineli Yusuf Efendi askerlerin sırtında geliyor, gördüm. Zavallı çocuk da benim ile aynı dakikada Taşlıtepe'de karnından yaralanmış.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Reklam