"Elli nasıl?"
"Elli sayısını sevmem," dedi Tugay aynı alıngan ses tonuyla.
"Neden?"
"Küçükken matematikten elli aldım diye babam beni üç gün aç
bırakmıştı."
"Kaybedeceksin." Tugay'ın dudaklarından dökülen kelime o kadar
netti ki ne derse inanırdım."Çünkü benimle alakalı bildiğin birçok şey olabilir ama bilmediğin tek bir şey var; her zaman ama her zaman ben kaybederken bile kazanırım ve o zihinlerinizde daima böyle hatırlanacağım."
"Dünya üzerinde açan ilk çiçeğin orkide olduğu söylenir. Eğer Orkide açmasaymış diğer bütün çiçeklerde var olmazmış. Bu yüzden başlangıcı simgeler. Uzun bir süre buna inandım." Bakışları yeniden bana döndü. " Fakat sonrasında başka bir çiçekle tanıştım, adı Eftalya." Öyle bir gülümsediki gözlerinin içindeki ateşte kavrulacağımı sandım. "O bu evde açan ilk çiçekmiş, saat 11.29' da doğmuş, o doğduktan sonra diğer bütün çiçekler de kokusunu ondan almış."
" Benim dünyamın da ilk açan çiçeği Eftalya,O olmasaydı başka hiçbir çiçek var olmazdı."