Yunus:Nereye gitmek istediğini bilmeyen biri, nerede kalmak istediğini de bilemez, değil mi?
Lavin:Madem bu kadar acı çekiyorsun, neden şu an buradasın?
Yunus:Çünkü acı çekmeye de ihtiyacını var.
Lavin:Sen zaten her an act çekiyorsun. Senin nefes almaya ihtiyacın var.
Yunus:Acı çekmeden, nefes alamaz insan.
Bir kadın doğum yaparken ona sık sık nefes almasını söylerler, derin nefesler.
O an, kadın için nefes demek, acı demektir ama kadın nefesi alır çünkü acının bu nefesle yiteceğini sanır. Yine aynı şekilde, bilmem hiç duydun mu ama karnın ağrıdığında, başın ağrıdığında, en ufak bir yerin ağrıdığında derin derin nefes almanın acıyı kestiğini söylerler. Nefesini otuz saniye tutarsan, ciğerlerin acımaya başlar. Nefes alırsın, acı dağılır. Acı çekmeden, nefes almaz insan. Nefes ne kadar derinleşirse, acı o kadar büyümüş demektir. İnsanların nefeslerini takip et, Lavin. Sıklaşan her nefes, bir hikayenin ilk cümlesi gibidir."
Lavin:Ve sen buraya nefes almaya geldin.
Yunus:Evet. Ben nefes almaya geldim.