Türkçülüğün Esasları , Üstünde yaşadığımız toprakların dinini, dilini, hukukunu ve iktisadını anlamamız ve çözmemiz için başvurabileceğimiz en kadim baş yapıtlardandır.
Ziya Gökalp , hars(kültür) ve tezhip(medeniyet) ayrımını çok net bir şekilde ayırarak açıklamıştır. Ve bundan dolayıdır ki Batı’nın tekniğini alırken kendi öz değerlerimizi korumalıyız.
Bu eser hakkında daha çok inceleme yazmak yerine, Türkiye topraklarında yaşayan her gencin mutlaka okuması lazım olunan bir kitap olduğunu ve kendi benliklerinin bulma yollarının bu haritada geçtiğini bilmelerini isterim.
Kitabı okurken sabırlı olmaları ve kitabın her başlığı hakkında kendilerine düşünme fırsatı vermeleri gerektiğini söylemeliyim.
İyi, güzel ve sabırlı okumalar.
Rostand adlı bir Fransız filozofu diyor ki: bir kumandan için, karşısındaki düşman ordusunun ne kadar askeri, ne kadar silah ve mühimmatı olduğunu bilmek çok faydalıdır, fakat, onun için bunlardan daha çok faydalı bir şey daha vardır ki o da karşısındaki düşman ordusunun felsefesini bilmektir.
Bazıları “memleketimiz bir ziraat yurdudur, biz daima çiftçi bir millet kalmalıyız. Büyük sanayi ile uğraşmaya kalkışmamalıyız” diyorlar ki asla doğru değildir. Filhakika, çiftçiliği hiçbir zaman elden bırakacak değiliz, fakat, asrî bir millet olmak istiyorsak, mutlaka büyük sanayiye malik olmamız lazımdır. Avrupa inkilaplarının en ehemmiyetlisi iktisadi inkilaptır.