Hâlbuki hiçbir lisana objektif olarak diğer lisanlardan daha güzeldir denilemez: her lisanın kendine mahsus bir güzelliği vardır. Her millet, subjektif olarak kendi lisanının daha güzel görür.
Bununlar beraber her lisanın kelimeleri ve terkipleri de kendi cümleleri içinde ne kadar güzelse başka lisanların cümleleri içinde de o kadar çirkindir.
Mesela, biz Türkiyelilerin müşterek vicdanımızda “Türk milletindeniz, İslam ümmetindeniz, Garb medeniyetindeniz” tere’ileri vâzıh görünüşler gibi mer’î olmaya başlayınca bütün içtimaî hayatlarımız değişmeye başlayacaktır. Türk milletindeniz dediğimiz için, lisanda, bediîyatta, ahlakta, hukukta hatta dinîyatta ve felsefede Türk harsına Türk zevkine , Türk vicdanına göre bir orijinallik, bir şahsîlik göstermeye çalışacağız. İslam ümmetindeniz dediğimiz için nazarımızda en mukaddes kitap Kur’ân-ı Kerim, en mukaddes insan Hz. Muhammed, en mukaddes mabet kâbe, en mukaddes din İslamiyet olacaktır. Garb medeniyetindeniz dediğimiz için de ilimde, felsefede, fenlerde ce sâir medenî sistemlerde tam bir Avrupalı gibi hareket edeceğiz.