“Toplumun tüm maddi ve entelektüel güçleri aynı noktada, mimaride birleşiyordu. Böylece sanat, Tanrı adına kiliseler inşa etme bahanesiyle olağanüstü boyutlarda gelişiyordu. Bu yüzden şair doğan mimar oluyordu.”
Her şeyden şüphe duyup gördükleriyle hissettikleri arasında gidip gelirken kendi kendine yanıtını bulamadığı şu soruyu sorup duruyordu: “Bu bensem, olup bitenler gerçek mi? Bunlar gerçekse, bu ben miyim?”