Hayır, akıllılıkla hiç ilgisi yoktu bunun, ahlaki cesaretle de bir o kadar ilgisi olamazdı. O, varoluşsal bir armağanı tumturaklı bir şekilde reddetmedi, holde duran çocuk arabasından korkuyordu.
Senden yirmi yıl önce boşanmış eski karına karşı suçluluk ve kırk yıldır görmediğin eski kız arkadaşına karşıysa heyecan duyuyorsun. Hayatta hiç sürpriz kalmadığını kim söylemişti?
Gerçi yaşın bizi yumusatmasını niçin bekliyoruz ki? Erdemleri ödüllendirmek yaşamın işi değilse, onun sonuna doğru bize uyarılarda bulunmak, rahatlık duyguları vermek niye yaşamın işi olsun?
Düşe kalka yaşayıp dururuz, yaşamın başımıza gelmesine izin veririz, azar azar anılar deposu oluştururuz. ... Şairin dediği gibi toplamayla artış arasında fark vardır. Yaşamım artmış mıydı yoksa sadece kendine mi eklenmişti?