blue.l1ne

blue.l1ne
@Saduuu
"Kitap okumadan meydan okuyamazsınız." -Nuri Pakdil
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. Saçına rüzgâr, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması... Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendi olarak, sana gelen, sana gereksinimi olmadan, seni isteyen sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen, kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan o, işte oruç auroba
Ruhumuzda çiçek yeşerten insanları, gönlümüzün neresine sarsak da saklasak.
Doğa büyük bir defter tutar, kapıldığınız bütün aşırılıkları buraya inceden inceye yazar
Sayfa 307·Kitabı okudu
Jacgues'ın yaşamı birbirine bağlayamadığı iki yaşamın arasında bölünmüştü
Sayfa 221·Kitabı okudu