Yazmış olduğum kitaptır efendim. İstanbul'da atletizm sporcusu olan Toprak'ın (ki kendisi evladım gibi artık) yaptığı yarıştan sonra İzmir'e halasını aramaya gelmesiyle başlıyor ve Toprak kendisini iki köyün kavgasının arasında buluyor. Yukarı köydeki çocuklarla arkadaş olurken aşağı köydeki çocuklara rakip oluyor. Özellikle şenlik olayları ile başlayıp zirveye çıkan bir rekabet; bu kitap da taraf yok çünkü iki köyün çocukları da bizim kahramanlarımız. Birileri Eren'ci olurken birileri Rıza'cı olacak. Ve aşk... En saf ve en doğal haliyle, cıvıklık olmadan kendine has stilleriyle her çifte ayrı işleniyor. Romanıma 2018 yılında başlayıp 2024 yılında bitirdim; bu sebeple birçok karakter artık ailemden sayılır. 12 tane ana karakter var, tek bir kişiye misyon yüklemek yerine her birey başroldür mottosunu taşıdım. Okuyun okutturun; sizde karakterler ile arkadaş, dost veya sevgili olun. Size emanet...
ŞerefeHüseyin Sağlam · İkinci Adam Yayınları · 202413 okunma
Bir Tolstoy Klasiği denebilir. Önceki incelemesini yaptığım Savaş ve Barış ile aynı tadı alabildim mi diye sorarsanız,kesinlikle hayır. Savaş ve Barış benim fikrimce bu evrene gelmiş en iyi kitaptır. Abartı gelebilir ama zevkler ve renkler. Anna Karenina da müthiş ustalıkla yazılmış bir eser olmasına karşın insanı bazen çok yorabiliyor. Okumayı bazen güçleştirse de net kütüphane de olup okudum dediğiniz bir kitap olmalıdır.
Neden 4 Serilik Film Bu İncelemenin Başlığı ?
Birinci sebebi kitabı Yordam Edebiyat yayınevinden almamdı. Orda 4 cilt şeklinde yayınlandı ve yapılan çeviri gayet başarılı. İkinci sebebi ise;Çünkü efendim karakterleri gördüm. Onları izledim onları kafam da öylesine resmettim ki başka bir sima yakışmaz bu karakterlere. Keza dizisini izlemedim sırf bu kafamda ki resim bozulur diye. İzleyeceğim ama. Tekrardan kitaba dönersek. Aslında uzatmaya gerek yok. Denilecek yegâne şey -DAHA İYİSİ YOK- Olacaktır. Ama nacizane ben de inceleme ve yorum da bulunmak istiyorum. Kitap baştan sona kadar beni kendinden uzaklaştırmadı. Kitabı okumak için kitap okuma alışkanlığının yüksek olması gerekir. Yoksa kitap yorar,ki alışkanlığı olanı dahi yıpratıyor bu süreçte.
İçeriğine gelecek olursak.
Her karaktere ayrı bağlandım. Kimisinden nefret ettim kimisini çok sevdim. Kimiyle de uzaktan tanışığız. Gözdem Nataşa'ydı. Çünkü hayatımdan bir rüzgar gibi geçen çok güzel bir insan vardı. Ona çok benziyordu. Hareketleri tavırları ve dahi o etrafına neşe saçan heyecanlı hâli. Bir papatya kadar güzeldin Nataşa. Seni hiç unutmayacağım güzel dostum.Daha niceleri geldi geçti gözümün önünden. Sanki Piyer ile oturup çay içip sohbet ediyordum. Ne bileyim o soğuk tavırlı Andrey gülünce benim de yüzümde bir tebessüm beliriyordu.Petya o bisküviyi benimle paylaşıyordu. Nikolay Çar'ı öyle severdiki ben de Alexander'cı olmuş buluyordum kendimi.Normalde Napolyon'a ilgisi olan biriyken. Dolohov ile hep çatışma halindeydik ve bir sır vereyim,onu da çok sevdim. Her karakterine ayrı ayrı yazabilirim ama okumayan varsa okusun kendileri bir çıkarım yapacaktır zaten. Benden bu kadar vesselam.
Selametle..