Büyük kederler,en bahtsız anlarda bile,etrafta toplanan kalabalığın, başına büyük bir felaket gelen kişiye yakınlık duymasını sağlayacak kadar saygındır.
Gece boyunca kasvetli görevlerini yerine getiren levazımatçılar, yatağın üzerindeki bedeni,tiksinti verici bir şekilde, ölülerin ölüm karşısındaki eşitliğinin ve yaşam boyunca sevilen lüksün son bir kanıtını sunan kefene sardılar.
Sevinç, uzun süre acı çeken yüreklerde güneşten kavrulmuş toprağın üzerine düşen çiy gibi bir etki yaratır; yürek de toprak da üzerine damlayan bu iyiliksever yağmuru içine çekse de bunu hiç belli etmez.
Ahlaki yaraların gizlenseler de asla kapanmak gibi bir özellikleri vardır;dokunulduklarında ağrımaya,kanamaya hazırdırlar; yürekte canlı ve açık beklerler.