"Beklemek her geçen gün, her geçen ay ve hatta her geçen yıldan sonra daha da kolaylaşır. En zor geçen ilk altı aydır. Özlem vardır çünkü. Bir yıl sonra iş işten geçti sanılır, özlem
yerini yavaş yavaş öfkeye bırakmaya başlasa da ikisi arasında gider gelir insan, en çok da onurunun kırıldığını düşünür. Sonra özlem ve öfkenin üzerine bir küskünlük bulutu
gelip çöker. Yağmuru beklemeye başlarsınız, bir yağsa her şey yeniden başlayacaktır, ama yağmaz o yağmur. Bir yıl, beş yıl, on yıl.. Bir de bakarsınız ki beklemek bir din, bir ibadet
olmuştur, sanki onunla doğmuş gibisinizdir, adınız kadar size aittir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kimi zaman bir aşk o kadar bitmiştir ki, bir kadeh şarap bile içilmez, çarçabuk birer
kahve söylenir aşkın üzerine. Gözlerde hayal kırıklığı bile yoktur.
Biz sadece bir insanın bu
dünyada yaşamaya devam etmesi için yetersiz iki neden değil miydik? Birbirimize bu güçsüzlüğümüzü hatırlatmamaktan ve bunu bildiğimizi belli etmemekten başka ne yapabilirdik ki? O sürekli omuzlarımızda taşıyamayacağımızı söylediğin acının, hüznün hemen yanıbaşındaki utancı da anlayabiliyor
musun Suna?