Gençlik serüveninde en beğendiğim kitap diyebilirim. Kesinlikle o kadar güzel ve akıcı bir dili var ki... Harika mesajlar verilmişti kitapta. 00:00 Biri Sizi Düşünüyor kitabının mektup sahnesinden sonra bence Nagiden beklediğim bir şeydi bu kitabında bu kadar harika olması. Gençlik serüveninde ki tüm kitapların aşırı iyi ve aşırı başarılı konuları var. Hepsi farklı bi mesaj veriyor. Hepsinin kurgusunu çok severek okudum ama yalan söyleyemem ki bu kitap benim için farklıydı. Aslında gerçekten konuları klişe ama Nagi’nin kendi kattığı küçük detaylar kitabı tamamen değiştiriyor gibi aslında. Gözlerimden kalpler fışkırarak okuduğum kitaplardan biri kısaca.
“Gündüz, ayı daha çok sevmiş, o yüzden onu geceden çalmış.” (...)
“Güneş de gündüzü aydınlatmak çok sıkılmış, o yüzden geceye saklanmış. Işığı o kadar çokmuş ki nereye giderse gitsin parlarmış.” (...)
“Aqua mavisi okyanusların kıyısına vuracağız kahkaha atmaktan. Çakıl taşlarının üzerinde kaplumbağaların dolaştığı bembeyaz kumlara uzanarak yeşil bir ateşin etrafında toplanacağız. Gülümsemeden geçmeyecek kimse birbirinin yanından, gökyüzüne bakıp yıldızlarda bulacağız rotalarınızı.
Hiç kimse diğerinden daha zayıf ya da daha şişman olmayacak, herkesin bir parça ekmeğini herkesle paylaştığı bir dünya kuracağız.
Sevgi bir yanardağ gibi patlayacak ve üzerimizi kaplayan çoşkulu lavlar altında ezileceğiz. Herkes sevdiği birinin elini tutarken diğer eliyle dostunun omzuna yaslanacak. Kuşlar, ağaçların tepesinde çalacak şarkımızı, köpeklerle kedilerin aynı uçurtmanın kuyruğuyla olan yarışını seyredeceğiz. Tom aslında sevdiği için hiç yakalayamadı Jerry’i, yakalayamadığından değil.
Güzel bir gelecek kurmak için çalışacağız ve hepimiz orada olacağız.”
Kırık bir sokak lambasının altındaydı evimiz ama içi ışıl ışıldı.
Yeterince yaşamak istersen çıkabiliyordun o enkazın altından. Bulunduğun ana bakıyor ve o enkazla ne yapacağını düşünüyordun. Bir mezar ya da yeni bir hayat. Ne inşa edeceğine yine sen karar veriyordun.