📚NE İLE MEŞGÚLÜZ 🌹
Hulûsi ağabeyin notlarıdır:
🖋️Sen bir şey ile meşgul olursan o şey seni meşgul eder bir surete çevrilir. Yâni onun seninle meşguliyeti seni meşgul etmesi var ki o daha devamlıdır. Çünki senin onunla zâhiren meşguliyetin, onun seni, mânen, ruhen, kalben meşgul etmesine vesile olur.
🖋️Şimdi, senin meşguliyetin dünyevi muameleler ile olursa dünya ve dünyevi işler senin kalbini ruhunu meşgul eder, uzun zaman rahatsız eder ve kararsız eder,oyalatır. Çünki kalb dünya ile tatmin olmaz, meşgalesi son bulmaz.
🖋️Eğer meşguliyetin nur ve mâna ile olursa o nur ve o mâna kalbde yerleşir ve seni devamlı meşgul eder. Şu meşguliyet kararlı tatminkar sıkıntısızdır. Çünki nurludur. Mevcud zaman çabuk geçer sıkılmazsın bilakis zamanın daha çoğalmasını açılmasını istersin. Çünki tatlı ve sürurlu ve nurlu geçer. Şu suret şu tarz nurlu tefekküri derslerin bir hâsiyetidir. Yâni kendine has özelliğidir.
🖋️ Elden geldiği kadar tefekküri derslerle meşgul olalım, tâ ki devamlı nur ve mâna bizi meşgul etsin. Ve âlemi mânaları kalb ve ruhumuzda ve nazarımızda nurlu ve sürurlu hayatdar ve ünsiyetli levhalara çevrilsin..
insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir.
(Risale-i Nur - Lem'alar)
bütün ihtilalat-ı beşeriyenin madeni, bir kelime olduğu gibi bütün ahlâk-ı seyyienin menbaı dahi, bir kelimedir.
Birinci kelime:
"Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne."
İkinci kelime:
"Sen çalış, ben yiyeyim."
Beşerin âsâr ve kanunları, beşer gibi ihtiyar oluyor, değişiyor, tebdil ediliyor. Fakat Kur'anın hükümleri ve kanunları, o kadar sabit ve râsihtir ki, asırlar geçtikçe daha ziyade kuvvetini gösteriyor.