Tûba

Ey hariçten ve uzaktan İslâmiyeti tenkid etmeye çalışan insafsızlar! Aldanmayın, muhakeme edin, nazar-ı sathî ile iktifa etmeyiniz. Zira şu sizin bahanelerinize sebeb olanlar, lisan-ı şeriatta ulema-i sû' ile müsemmadırlar. Onların muvazenesizlik, zahirperestliklerinden neş'et eden hicabın mâverasına bakınız, göreceksiniz ki her bir hakikat-i İslâmiye necm-i münir gibi bir bürhan-ı neyyirdir. Nakş-ı ezel ve ebed üzerinde görünüyor. Evet Kelâm-ı Ezelîden gelen ebede gidecektir. Fakat esefâ! Hubb-u nefis ve tarafdar-ı nefis ve acz ve enaniyetten neş'et eden teberri-i nefs ile kendi kabahatini başkasına atıyor. Şöyle yanlışa muhtemel olan sözünü veya hataya kabil olan fiilini, bir büyük zâta veyahut muteber bir kitaba, hattâ bazan dine, çok defa hadîse, en nihayet kadere isnad etmekle, kendini teberri etmek istiyor. Hâşâ sümme hâşâ!.. Nurdan zulmet gelmez. Kendi âyinesinde görülen yıldızları setretse de, semadaki yıldızları setredemez. Fakat kendi göremez. Ey mu'teriz ağa!.. Ağlamak isteyen çocuk gibi veya intikam isteyen kînedar düşman gibi, bahane mahane aramakla hilaf-ı şeriatla vücuda gelen ahvali ve sû'-i tefehhümden neş'et eden şübehatı sened tutmak, İslâmiyete leke getirmek pek büyük insafsızlıktır. Zira bir müslimin herbir sıfatı İslâmiyetten neş'et etme lâzım gelmez. Asar-ı Bediiyye - 182
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sual: Küfür, kalbe ait bir sıfattır. Kalpte o sıfat bulunmadığı takdirde, zünnar bağlanmasından veya ona kıyas edilen şapkanın giyilmesinden ne için küfür hasıl olsun? Cevap: Gizli olan umûra, şeriat emarelere göre hükmeder. Hattâ illet olmayan esbab-ı zâhirîyi, illet yerine kabul eder. Binaenaleyh itmam-ı rükûya mani olan bir kısım zünnarların bağlanması ve secdenin ikmaline mani olan bazı şapkaların giyilmesi, ubudiyetten istiğna ve küfre teşebbüh etmeye emarelerdir. Gizli olan o sıfat-ı küfriyenin yok olduğuna kat'iyetle hükmedilemediğinden bu gibi emarelere göre hükmedilir.
Sual: Şeytanın kalbinde marifet var mıdır? Cevap: Yoktur. Çünkü sanat-ı fıtriyesi iktizasınca kalbi daima idlâl ile telkin için, fikri daima küfrü tasavvur etmekle meşgul olduğundan kalbinde veya fikrinde boş bir yer marifet için kalmıyor.
Sual: Kur'an zaruriyat-ı diniyedendir. Zaruriyatta ihtilaf olamaz. Halbuki müfessirlerce verilen ayrı ayrı manaların bir kısmı, birbirine muhaliftir? Cevap: Azizim! Kur'an'ın her bir kelâmı, üç kaziyeyi müştemildir: Birincisi: Bu, Allah'ın kelâmıdır. İkincisi: Allahça murad olan mana haktır. Üçüncüsü: Mana-yı murad, budur. Eğer Kur'an'ın o kelâmı, başka bir manaya ihtimali olmayan muhkemattan olursa veya Kur'an'ın başka bir yerinde beyan edilmiş ise birinci ve ikinci kaziyeleri aynen kabul etmek lâzımdır ve inkârları da küfürdür. Şayet Kur'an'ın o kelâmı, başka bir manaya ihtimali olan bir nass veya zâhir olursa üçüncü kaziyeyi kabul etmek lâzım olmadığı gibi inkârı da küfür değildir. İşte müfessirlerin ihtilafları ancak ve ancak şu kısma aittir. İhtar: Mütevatir hadîsler de bu hususta, âyetler gibidir. Yalnız birinci kaziye, teemmül yeridir. Çünkü ‎ هٰذَا‎ ile işaret edilen hadîsin, hakikaten hadîs olup olmadığında tereddüt yeri vardır.
"Ömrünü verdiğin davan davamızdır ey Üstad! İnsanlık ererse hidayete olur ruhun şad!" Vefatının sene-yi devriyesinde asrımızın büyük mücahidi #ÜstadBediüzzamanSaid Nursi Hazretlerini hasretle, rahmetle, şükranla yâd ediyoruz. Aziz ruhu için el-Fatiha..