Şahsiyet Dergisi

Şahsiyet Dergisi
@SahsiyetDergisi
Dergi
İstanbul
İstanbul
3 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Bazen kapı deliğinden uzanıp boynundaki çizgileri öpmek istiyorum. Topuzundan kurtulmuş ısrarlı tutamların altındaki bene dokunmak. Belinin çukurunda oyalanmak. Terinin tadını bilmek, ateşe yürümek, suya dokunmak, sönmek, yanmak. Şıp, şıp, şıp.
manos kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gereği düşünüldü, gereği yapılmadı, "adıyla yaşasın" diye büyütülen ama erkek eliyle katledilen kadınların adları o soğuk binalara verildi, kurdeleler kesildi, hiç oyuncak uçağı olmamış çocukların yaşadığı kentlere havaalanları açıldı.
1000Kitap
Burada herkes hızlı adımlarla yürür. Aceleci kalabalığın arasında telaşsız olmak mümkün değildir. Sait Faik serseriliği burada sökmez. Orhan Veli'nin öldüğü çukur henüz kapatılmamıştır.
Manos Kitap·Kitabı okudu
Belki yeteneksizin teki olduğu halde sırf partisinde tanıdıkları var diye ihaleyi kapmış birinin avuntusuyumdur.
Manos Kitap·Kitabı okudu
Zürafa Sesi — Sessizlikten Gelen Bir Direnişin Öyküleri
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Zürafa Sesi, hem kent hem kır mekânlarında dolaşan karakterlerin iç seslerini, toplumsal çelişkileri, küçük ama saplantılı imgeleri birbirine örerek okuru yoğun patlamalar halinde sarsıyor. Kitap, içerik ve biçim bakımından ödüle layık görülmesinin haklı sebeplerini taşır; çünkü yazarın dili hem kişisel hem de kolektif bir sızıyı aynı anda taşır ve bununla politik bir yankı kurar. Kırnal’ın merkezi zihniyetleri — görünmez emeğin sözcülüğü, kadınların iç ve dış dünyalarının çarpışması, kentteki taşlaşma ve unutulmuşluk — öyküler arasında tutarlı biçimde yankılanır. Açılış öyküsü “Burada her şey taşlaştı” bir heykelin ağzından konuşarak kent yaşamının donukluğunu, gündelik trajiklerin estetik bir soğukkanlılıkla nasıl kamufle edildiğini vurgular. Kadın bedenleri ve sağlık/üreme meseleleri (“Handan’ın on günü”) metinlerde utanma, sürgün edilme ve toplumsal denetim temalarıyla örtüşür. Handan’ın HPV süreci, tıbbi bilgiyle sosyal damgalanmanın iç içe geçtiği gündelik bir dram kurar. Kırnal’ın dili çoğunlukla konuşkan, bazen deneyseldir; cümleleri mitolojik veya edebi referanslarla zenginleşir ve imgelerle akışkan bir biçim kazanır. Anlatıcılar tekil ve güvenilmez olabiliyor; metinler kişisel monolog, günlük notları ve gözlemcilikle iç içe geçiyor.
Edebiyat
Zürafa SesiSelcan Kırnal · Manos Kitap · 20257 okunma