“Günlerce, gecelerce yağan yağmurdan için üşür, sürekli
ıslakmış gibi hissedersin. Elini sürdüğün her şey ıslaktır sanki. Hava bir poyraz
olur, bir lodos. Deniz dalgalı, günler karanlık...”
Burası benden başka kaç insanın evidir?
Bilmiyorum.
Ben bir başıma onlardan uzağım,
hep birlikte onlar benden uzak.
Bana kendimden başkasıyla konuşmak yasak...
Ne güzel şey hatırlamak seni :
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının ...
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti..