İnsanoğlu günlük konuşmalarının demir parmaklıklarından çaresizce ve içgüdüsel olarak kurtulmaya çalıştı. Anlambilim, simgesel mantık, psikanaliz... Bunların hepsi de konuşmaktan kaçınmanın ya da onu arıtmanın araçlarıydı.
Konuşmak, aslında insanoğlunun aklından geçen duygu ve düşünceleri iletmek için öğrendiği noksan bir araçtır. Kimi zihinsel nüansları belirtmek için rastgele sesler ve ses bileşimleri kurarak bir iletişim yöntemi geliştirmiştir; ancak bu yöntemin hantallığı ve yetersizliği, aklın tüm inceliklerinin gırtlaksı ve kaba iletişim şeklinde yozlaşmasına neden olmuştur.