⁉️Tebliğ yapmayı bilmeyenlerin, insanları dinden soğutma konusundaki istikrarına hayran kalmamak elde değil.
Evet, emr-i bil ma’ruf, nehy-i anil münker emredilmiştir.
Ama bu emir; bağırmayı, aşağılamayı, parmak sallamayı ve her cümlenin sonuna ünlem koymayı da kapsıyor mu, orası muamma.
Din anlatmak; ses yükseltmek değil, kalbe inmektir.
Kaba saba bir üslupla, karşısındakini küçülterek yapılan her söz, tebliğ değil; ego tatminidir.
İslam hoşgörü dinidir.
Hz. Peygamber tebliğ ederken insanları rencide ederek mi çağırdı hakka?
Sert dille mi davet etti, yoksa merhametle mi?
Ünlemli cümlelerle değil, hikmetle konuştu.
Şimdi siz kimsiniz de, Peygamber’in izini değil de kendi öfkenizi örnek alıyorsunuz?
Dini temsil ettiğini sanıp insanları iten, kıran, utandıran bu dil; İslam’ı yüceltmez, yalnızca sizi çirkinleştirir.
Unutmayın,Kimin kimden üstün olduğunu yalnız Allah bilir.
Siz kimsenin kalbine kefil değilsiniz.
Sivri dilinizle “tebliğ” ederken kırdığınız her kalp, hesabı ağır bir yüktür.
Belki de en büyük münker; dini anlatırken merhameti kaybetmektir.
Çünkü kalp kırarak cennete giden bir yol yoktur.
Vesselam!!! ✍️