Emme refleksi doğumdan sonraki ilk yarım saat te en kuvvetlidir. Bebek doğumdan hemen sonra daha göbek bağ kesilmeden annesinin karnının üzerine yatırılırsa içgüdüsel olarak me meye doğru ilerler, memeyi kendiliğinden bularak yakalar ve emme ye başlar. Bu şekilde başlatılan bir emzirme bebeğin gelişimi boyunca sorunsuz devam eder. Ancak anne ve bebek bu ilk yarım saati kaçırırsa sorunlar yaşanabilir. Modern tıp doğumdan sonra bebeği anneye vermektense yıkanması, muayene edilmesi ve topuğundan kan alınarak çeşitli testler yapılması için ayırır. Burada hem doğal olan süreç bozulur hem de doğumda stres yaşayan ve yorulan bebek bu tür işlemlerle daha da strese girer. Sezaryenlerin artması, doğumdan sonra anne ile bebeğin daha geç bir araya gelmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla, bu ilk emzirme süresi kaçırıldığı için, emzirme sıklığı azalmaktadır. Hastanede anne-bebek bir arada yatarsa bebeğin anne sütüyle beslenme oranı artarken bebek odasında yatırılan bebeklerin da- ha sonra da genellikle mamayla beslendikleri görülmektedir. Kısacası, anne-bebek ikilisini doğumdan sonra ayırmak bebek açısından hiç iyi değildir. Üstelik, annenin bebeğiyle bağlanmasını da oldukça olumsuz etkiler
Günümüzde geçerli olan toplumsal anlayış, süt verme gibi doğal bir işlevi bile reddeden bir yaklaşımın gelişiminde etkili olmuştur. Süt vermeyi modern olmayan bir şey olarak kabul eden çoğu kadın artık bebeklerini emzirmemeyi seçmektedir. En eğitimli anneler bile, bir yaşından sonra emzirmeyi lüzumsuz bulmaktadır. Anne sütüyle beslenme tekrar sosyal bir norm haline getirilirse süt verme oranı artacak ve süt verme süresi hiç kuşkusuz uzayacaktır.