İlim şehrinin kapısı olan Hz. Ali (ra) der ki: "...İçinde ilim bulunmayan ibadette hayır yoktur; içinde kavrama bulunmayan ilimde de hayır yoktur. Ve içinde düşünme ve tefekkür bulunmayan okumada da hayır yoktur." [Dârimi, Sünen-i Dârimi, 1/86].
Ahnef b. Kays (6. 67/686-87) der ki: "İyi kardeş, kardeşi dostluğuna ihtiyacı olduğunda yanında olur; yalnız kalmak istediğinde yanında kalmakta ısrar etmez. Ayağı kaydığında düşmemesi için tutar ve ihtiyacı olduğunda kendisini çağırmasını beklemeden yardımına koşar."
Müminin kendine has bir dünya görüşü ve dünyasında Kur'ân'dan ve Sünnet'ten kaynaklanan bir değerler sıralaması vardır. Mesela, birileri az bir menfaat elde etmek için dünyalarını feda ederler; mümin bütün dünyayı ve içindeki her şeyi iki rekât sabah namazının sünnetine değişmez. Çünkü onun değerler listesini nübüvvet medresesinden esen meltemler oluşturmuştur. Görüş ve değer bir yönü ile aslında ruh dünyasının ihya ve inşasıdır.