Rumeysa

Örneğin namaz kılan bir anne -babanın çocuğu neden namazdan kaçabiliyor? Bir genç kız, annesi tesettürlü olduğu halde neden başını örtmek istemiyor? İşte Bu soruların cevabını bize verecek olan kavramlar din eğitiminde muhakkak elimizde bulunması gereken kavramlardır aslında: GÜVEN VE SEVGİ...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir çocuğun namaz kılmasını istiyorsak, onunla bağ kurmalıyız. Bir çocuğun Kur'an okumasını istiyorsak, onunla bağ kurmalıyız. Bir çocuğun oruç tutmasını istiyorsak, onunla bağ kurmalıyız. Bir çocuğun başını örtmesini istiyorsak, onunla bağ kurmalıyız. Bir çocuğun Allah'ı sevmesini istiyorsak, onunla bağ kurmalıyız. Çünkü çocuğun dini sevmesi için önce dini anlatan kişiyi sevmesi gerekir.
Insan kendine tatbik edemediğini bir başkasına tatbik edemez. Kendi nefsini razı kılamadığı hiçbir erdemi, başka bir nefsin Rıza denizine sunamaz. Nitekim Yüce Allah Celle Celalühü kendi nefsinde yaşamadan başkalarına tavsiyede bulunmaya kalkışanları; " yapamayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir " (Saff Suresi 3 )ayeti celilesiyle uyarmıştır.
Nitekim 'Ben okuyamadım, çocuğum okusun', 'ben sigara içsem de çocuğum içmesin', 'ben başaramadım çocuğum başarsın' empozeleri, anne-baba-çocuk iletişimini zedeleyen yegâne duruşların başında gelir. Çocuğun istenilen noktaya gelmesine temel olamadığı gibi, annesinin ve babasının yapmadığı halde söylediği cümleler "güven"duygusunu yerle bir eder.
Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak... Eğer Peygamberin çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövüp sövüyorsak... Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza 'zaten oruçluyum...' diye başlayan cümleler kuruyorsak... Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi'ye rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak... Eğer Hz. Ömer'in adaletini anlatırken iki kardeş arasında adil olmayı başaramıyorsak... Eğer Hz. Osman'ın hayâsından bahsediyor ama ahlaka aykırı görüntüleri televizyonla evimize davet ediyorsak... Eğer Hz. Ali'nin ilminden övgüyle bahsedip en son ne zaman kitap okuduğumuzu bile hatırlamıyorsak... Eğer hatim üstüne hatim yapmamıza rağmen Kuran'ı anlamak ve yaşamak için hiç gayret sarf etmiyorsak... Eğer çocukları camiden kovuyor, gerekçe olarak da çocukluk şakımalarını gösteriyorsak, o zaman bir yerlerde yanlış yapıyoruz demektir.