Bu dönemde benim için rahatlama sporu gibi gelen uğraş ise Siyonist askeri noktalara patlayıcı yerleştirmek ve Siyonist birliklerine düzenlenen tüm saldırılara Kassam savaşçılarının en önünde katılmamdı. Bu tür saldırılara katılmakla manevi olarak rahatlıyor, bir sonraki işi yapabilecek morali ve canlılığı buluyordum.
Buluşların annesi ihtiyaçlardır. Çözüm yolları bulunması gereken bu ihtiyaçlar o kadar çoğalmıştı ki uyumaya fırsat bulamıyordum. Günde en fazla 5 ya da 6 saat uyuyabiliyordum. Yemeğim ise hazır sandviçlerden oluşuyordu. Az uyumam ya da istediğim yemekleri yiyememem beni hiç rahatsız etmiyordu.
Aklımı ve kalbimi rahatsız eden eda ettiğim namazlarımdı. Aklım bu ihtiyaçlara çözüm üretmekle meşgul olduğu için kaç rekât kıldığımı veya hangi sureleri okuduğumu unutuyordum. Bu yüzden çoğu defa namazlarımı tekrarlamak zorunda kalıyordum.
"Elindeki bu faks cihazı iletileri göndermek için telefon hattına ihtiyaç duymuyor. Çünkü bu cihaz, ev elektriğiyle çalışıyor. Yapman gereken tek şey göndermek istediğin kağıdı koymak. Cihaz, bu kağıdı otomatik olarak hiç kimse iletinin gönderildiği yeri tespit edemeden on iki haber bürosuna gönderecek. Hatta sadece mesajı içerisine bırakman yeterli, ayarladığın sante istediğin yere mesajı kendisi iletecektir."
Bu aralar Siyonist işgal güçleri veya Filistin yönetimi tarafından aranmadığım için çok rahat bir şekilde hareket edebiliyordum. Çünkü ticaretle uğraşan biri olarak biliniyordum. Bu yüzden güvenlik güçlerinin şüphelerinden uzak şehirlerarası seyahat edebiliyordum. Hatta işlerimi tasfiye ettikten sonra bile şüpheleri üzerime çekmemiştim.
Bense tembel bir mühendisim. Ancak bir sorun ile karşılaşırsam çalışırım. Sorunu çözene kadar asla çalışmayı bırakmam. Gece gündüz uyumadan çalışıp sorunun çözümünü bulurum. dedim.