Yılan derisi desenli bir zemin üzerinde uçurtma uçuran bir kız çocuğu resmiyle karşılar kitap bizi. “Küçük Yılan” adı hem Küçük Prens’e bir gönderme hem de bir kız çocuğu ile bir yılanın dostluğu, çocuk kitaplarında sık karşılaşılacak bir durum olmadığından yılanı biraz da olsa “sevimli” göstermek için kullanılmış olabilir. Kitabı okudukça “Küçük Yılan”ın sevimli olmanın da ötesinde saygıyla karşısında eğileceğiniz; hayatın acımasızlığı, adaletsizliği, dostluk, sevgi, ölüm vb. üzerinde sizi sorgulatacak bir ana karakter olduğunu göreceksiniz.
Kitabın kapağındaki kız çocuğunun adı Mary’dir ve onun yaşadığı şehirde bir yanda uçurtmaların bile ulaşamayacağı yükseklikte gökdelenler bir yanda da bir dolap içinde yaşayan Mary gibi (Dolapta yaşayan bir kahraman daha biliyoruz: Harry Potter) her geçen gün hızla yoksullaşan insanlar vardır. Kitabın laytmotifi (leitmotiv) olan uçurtma, özgürlüğü ve mutluluğu temsil eder.
Yoksul bir ailenin kızı olan Mary, bir gün küçücük bahçelerinde ayak bileğine dolanan yılanla karşılaşır tıpkı Küçük Prens gibi. Küçük Prens kitabında Küçük Prens, dünyaya iner inmez ilk “yılan” ile karşılaşır ve dünyadan ayrılırken en son gördüğü de yine “yılan”dır. İşte bu kitaptaki yılan, o yılandır. Kitabın herhangi bir yerinde Küçük Prens’ten söz edilmez ama son sayfada yazar, Antoine de Saint-Exupéry’e teşekkürlerini sunar. Küçük Prens’te “İnsanlar arasında yalnızlık duyulur.” diyerek ne denli yalnız olduğunu dile getiren yılan, bu kitapta Mary sayesinde kalbinin atışını hisseder, sevdiği insanı korumak için sonsuz hayatında ilk kez gözyaşı döker, ilk kez biri için kaygılanır, ilk kez “lütfen” der.
Küçük Prens’i okuyan 9 yaş üstü herkesin “İyi ki okudum.” diyeceği bir kitap.