Tam on üç sözcük konuştum bu hafta; kiminle, nerede, hangi sözcükler? oturduğum ahlat ağacının altında bir bir buluyorum.
Ahlat ağacının gövdesine değil de, uzaklardaki bir köpeğin anlayışıyla yaralanan sessizliğe dayamış gibiyim sırtımı. uzaklarda elma bahçeleri ve sarı yollar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hakim:
- Abdülkadir Meriçboylu, dedi.
Ayağa kalktım.
- savcının bütün iddialarını reddediyorum, dedim.
- reddediyorsun ama, okuduğun kitaplara, baksana, dedi hakim.
- ne var benim okuduğum kitaplarda? Dedim. Siz ne okumamı istiyorsunuz benim? Ben gerçekleri öğrenmek istiyorum, gerçek hayatı. Halk çocuğuyum ben, babasız büyüdüm. Çocukluğum perişanlık içinde geçti. Tatillerde sepetçilik yaptım, kahveli çıraklığı yaptım, mahalle aralarında kurabiye sattım, karpuz sergileri nde çalıştım, gelecek yılın kitap, defter parasını çıkarayım diye. Mahallemizdeki zengin çocuklarının yaşayışlarını görürdüm. Biz kuru fasulyeyi çok zaman zor bulurduk, ben askeri okula fukaralar yüzünden girdim. Fukara olmasaydık belki de doktor, mühendis okuluna girerdim. Ne okumamı istiyorsunuz benim? Halit Fahrileri, Orhan Seyfileri, Yahya Kemalleri mi? Elbetteki Gorki’yi okuyacağım, nazım Hikmet’i okuyacağım, ama bunları okuyorum diye isyan falan mı düşünüyorum sanıyorsunuz? Askeri isyan nerede ben nerede?
Bizim aklımızın ucundan geçmiş değil böyle şeyler, bedava getirdiğiniz yemekleri kursağımızda çıkarmak istiyorsunuz bakıyorum. Nedir bu dünyada zenginlik, fakirlik diye düşündük mü, hemen komünist deniyor. Ben zenginleri sevmiyorum komünistlik mi bu sizce ? Soruyorum komünistlik mi? Mahallemizde yorgancılar denen birileri vardı, çok zengindiler, komşumuzdular. Bir akşam bir tabak yemek gönderdiler bize, koyduk yemeği sofraya, ilk lokma boğazımız da kaldı. Yemek ekşimişti, namussuzlar, bizi insandan mı saymıyorlardı fukara diye?
İşte ben o günden beri hiç iyi gözle bakmam zenginlere. Zenginleri sevmemek, fakirlere acımak, Nazım’ı okumak ve sevmek komünistlik mi ? Eğer komünistlik sebebi komünistim ben işte, ne yaparsanız yapın, dedim ve olanda gücümle elime sıraya vurdum ve oturdum. A. Kadir
Sen orada bağrına bas dur en büyük çileyi,
Ben burada en büyük çileyi doldurayım,
Ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç.
Sen orada dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
Ben burada zerdalisiz bir dal gibi durayım.
A. Kadir
Son derece anlaşılır yazılmış ve okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadan okuduğum bir kitap. Edebi cümlelerle süslü değil ama hikaye çok sağlam ve yazar finali de çok etkileyici yapmış. Genelde kitapları bitirir bitirmez inceleme yazarım ama bu sefer bir gün beklemek istedim. Okuduklarımı sindirmek ve belki de daha iyi anlamak için.
Zihinsel engelli Charlie’nin bir deneye konu olması ve zekasının bu deney ile birlikte değişmesini okuyoruz, ama sadece zeka mı? Bir çok şey değişiyor, dostluklar, aile yapısı, aşk ve hatta cinselliğe kadar dokunuyor yazar.
Yazıldığı yıla göre ki bana göre hala da orijinal bir kurgu, başta da dediğim gibi finali de çok etkileyici.