İşte ben onları sana ulaşamaz, seni onlara ulaşılamaz yapacağım Ȃtıf. Sen bir kez daha ölürken, yine korkarken, yine bu kadar korkacağını tahmin edemezken, ne gidebilecek ne de kalmaya katlanabileceksin.
Açlıktan ruhumuz kokuyor Bülent. Hangi dilin hangi kelimesine, hangi kutsalın hangi ayetine, hangi şarkının hangi bölümüne, hangi şiirin hangi mısrasına sığınacağımızı şaşırdık. Kafamız karışık. Bizim neslimizin kafası karışık. Durup pes etmelerimiz hep bundandır ya da durup içimize saklanmamız.
Sur aslında herkese ayrı ayrı üflenecekti. Sadece o kişinin duyacağı bir seste, belki de cümlede bulacaktı insan; belki de kitapta, belki de sözde, belki de çayda veya kahvede hissedecekti. Herkes bir gün ve bir an “Ben ne yaptım?” dediğinde işte onun suru üflenmiş olacaktı.