Sokrat ve Eflatun başta olmak üzere Grek filozoflarını yerden yere vurur: "Onların yolunda giden İbn Sina veya Fârâbi gibi Müslüman filozoflar da dahil hepsinin sapkın kabul edilmeleri gerekir. Bu son ikisi, Aristonun görüşlerinin yayılmasına herkesten çok daha fazla katkıda bulunmuştur.
Lotüs çiçeği de güneşle olan yakın ilişkisini ve sevgisini sergiler. Gün doğumundan önce onun çiçekleri kapalıdır; güneş doğarken yavaş yavaş açılmaya başlar. Güneş tam tepe noktasına geldiğinde bütünüyle açılır ve batmaya doğru gittikçe de azar azar kapanır. İnsanın ağzını ve dudaklarını hareket ettirerek Allah'a dua edişiyle yapraklarını açıp kapayan lotüsün duası arasında ne fark vardır? Bunlar onun dudaklarıdır ve yaptığı da onun duasıdır
7. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar (dünya ilim ve irfanında) bir kara delik olmamıştır, aksine tarihin en parlak medeniyetlerinden biri, yani İslâm medeniyeti (o dönemde) ortaya çıkmıştır.
İbn Sina şöyle yazıyordu: "Bilmeliyiz ki en iyi ve en etkili tedavi usullerinden biri, hastanın zihin ve moral gücünü artırmak, onu mücadele etmeye teşvik etmek, etrafında hoş bir ortam oluşturmak, kendisine güzel müzik dinletmek ve hoşlandığı kimselerle temas kurmasını sağlamaktır.