Merdivene oturmuş, kollarını dizlerine dolamıştı, bana bakıyordu. Sanki yıllardır beni bekliyordu. Bana öyle bakmasaydı gidip yanma oturmazdım. Ama o durumda sanki dünyanın en doğal şeyiydi.
Başımızdan geçen binlerce deneyimden olsa olsa bir tanesini dile getiririz, söylenmeden kalan bütün o deneyimlerin altında hayatımıza belli etmeden biçimini, rengini ve tınısını verenler saklıdır.
Yaptığımız her şeyin yalnızlık korkusundan yapıldığı doğru mu? Hayatımızın sonunda pişmanlık duyacağımız her şeyden vazgeçmemiz bu yüzden mi? Düşündüklerimizi bu kadar nadiren söylememizin nedeni bu mu? Yoksa niye bütün o şiddetli geçimsizlik çekilen evliliklere, yalancı arkadaşlıklara, can sıkıcı doğum günü yemeklerine tutunup kalıyoruz ki?
Yalnızlık dediğimiz şey nedir aslında, sadece başkalarının eksikliği olmamalı, insan bir başına olabilir ama yalnız olmaz; ve insanların yanındayken de yalnız olabilir, o zaman nedir yalnızlık?