"Çocukların iyi terbiye edilmemesi sadece aileyi değil toplumu ve devleti de ilgilendiren bir sorundur. İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın, seçim mevzuları düzenleyin, en özgürlükçü kanunları çıkarın, sosyalizmin veya komünizmin mucizevi gücüne inanın, eğer yüz binlerce çocuğumuz dar görüşlü, faydasız insanlar olarak hayata adım atacaksa her türlü yasaya ve sosyal haklara rağmen hayatımız sefil, sönük ve ruhsuz olacaktır. Bu gençler arasından çıkan memurlar ihmalkar, bakanlar siyasi madrabaz, milletvekilleri ise halkın sırtından kazanan vurguncular olacaktır. Okul yeni nesillerin aklını ve kalbini körelten yerler olur. Basın ise güzelliğini satarak geçinen bir fahişeye benzemeye başlayacaktır."
Çoğunlukla olduğu gibi büyükler gençleri azarlayıp ahlaksız oldukları ve adam olmayacaklarını dile getirdiklerinde Snellman onlara şunları söylerdi:
"gençlerinizi değil Kendinizi suçlayın.Nasıl yetiştirirseniz Gençler öyle olur.Peki siz gençleri nasıl yetiştiriyorsunuz?bir hiç olarak.anneler sürekli ev işlerinde,mutfak temizlik ve çamaşırlarla meşgulken babalar memuriyet Ticaret ve diğer işlerle uğraşır.akşamları da meyhane ve gazinolarda oturup Kağıt oynarlar.çocuklarla Hiç oynamazlar.onlara ayrıcalıkları vakitleri yoktur.Ayrıca onların gözünde çocuklarla ilgilenmek eziyetten ve sıkıcı bir işten başka bir şey değildir