"Neyse ki zamanın çok derin bir gücü var ve yaşlılık tüm duyguları silebilecek güçte. İnsan ölümün yaklaştığını hissedebiliyor, ölümün gölgesi yolun üzerine kapkara düşüyor, işte o zaman her şeyin rengi soluklaşıyor ve insanın içindeki duyulara o kadar sert işlemiyor ve tehlikeli gücünden çok şey kaybediyor."
Biraz önce dediğim gibi, tüm acılar korkaktır, kendisinden daha güçlü olan yaşama isteği karşısında geri çekilir, çünkü bedenimizin her hücresinde yerleşmiş olan yaşama isteği, ruhumuzdaki ölüm tutkusundan çok daha güçlüdür.
Fakat o karışıklıktan sert bir şekilde kendime gelmiş, yaşadığım ve kaybolup giden bu şeyi tekrar tekrar keyfini çıkararak tatmak istiyordum, ‘hatırlamak’ denilen, o kendini kandırmaca büyüsü sayesinde.
“Hayal kırıklığım buydu... ne o zaman ne de daha sonra kendime bile itiraf edemediğim bir hayal kırıklığı, fakat bir kadının duyguları sözcükler olmasa da, her şey apaçık ortaya dökülmese de, her şeyi hisseder."