Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Venedik sefiri Contarini 1640'larda şu saptamada bulundu: "Daha birkaç yıl önce denize yakın yerlerde ağaç keserken, șimdi üç ya da dört günlük bir yürüyüş mesafesiyle iç kesimlere gitmeleri gerekiyor." Girit Savaşı'nın son yıllarında, Kocaeli bölgesinin bir zamanlar tükenmez gibi görünen ormanlarının bile tükenmeye yüz tutması, devleti gemilerde kullanılan büyük keresteler için daha uzaktaki Karadeniz kıyılarına yönelmek zorunda bıraktı. Bu arada bir ana direğin resmi fiyatı 5.000 akçeye kadar ulaştı ve böyle büyük kerestelerin gerçek piyasa değeri belki de bunun birkaç misli düzeye çıktı; tabii piyasada bulunabildiği zaman.
Venedik sefiri Contarini 1612'de Osmanlı şehirlerinde büyük anıtlar bir yana bırakılırsa, "kötü planlanmış ahșap meskenlerin oluşturduğu karmakarışık bir yığın dışında bir șey görülmediğini" ileri sürmüştü;' haleflerinden Ruzzini de bir yüzyıl sonra büyük nüfusun ve genel tedbir eksikliğinin yanı sıra, "evlerin yapımında kullanılan tahta ve diğer dayanıksız malzemeler" nedeniyle payitahtın sürekli bir yangın ve salgın döngüsüne açık olduğunu saptadı.
Ermeni seyyah Polonyalı Simeon 1608'de istanbul'a vardığında, dindaşlarıyla ilgili şu gözlemde bulunmuştu, "Istanbul'un yerli Ermeni halkı ancak seksen hâneden ibarettir, fakat hariçten gelerek istanbul, Galata ve Üsküdar'da gurbet hayatı geçinlerin sayısı 40.000 hâneyi geçer.