Eira Morwen Karlorian

Eira Morwen Karlorian
@SamimiokurEcem
Yol sizden yana olsun
"Her şeyi bir başına taşımak zorunda da değilsin. Bunca zaman taşıdın. Ama bak, o resmi bana gösterene ve aradığının ne olduğunu söyleyene dek hiçbir şey bulamadın. Haklı olduğumu biliyorsun, Hırsız Kral. Ve düşmanın olmadığımı da."
Sayfa 341 - Eira·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Alıştıkları buydu belki ama yalnız olmaya alıştılar diye yalnız kalmaları gerekmezdi.
Sayfa 339·Kitabı okudu
Alıntı
"Dayanamıyorum. Böyle olmaz! Kapısının önüne gideceğim ve o çıkana ya da beni içeri alana dek ayrılmayacağım oradan! "Ağır ol, Ateşyutan. Zor bir zamandan geçiyor. Beni de kaygılandırıyor ama ona ihtiyaç duyduğu yalnızlığı tanımalıyız şimdi." "Iki lokma yemek bile yemezken yalnızlığının içinde oturmasına izin veremem. Yanında olduğumuzu bilmesi gerek işte. Kapısının önünde bekleyeceğim. O çıkana ya da beni içeri alana dek." "Hava çok soğuk, Marlo. Donarsın o soğukta. Okyanusun kışı, Beyaz Deniz, bizim Kuzton'da Aldin'de gördüğümüze benzemiyor. Sen de gördün." "Umrumda değil, Eira. Gerekirse on gün o kapının önünde yatayım. On birinci gün Maça benimle konuşursa ısınırım. Yeşil pelerinin üstü kar taneleriyle kaplıyken güvertede uyudu. Yemek vakitlerinde Zaina ona yemek götürdü. Yalnızca bir kez fena ıslandı. Yine de girmedi içeri ısınmak için. Maça'ya bir şeyler anlattı durdu. "Eira'nın büyü gücü yoktu, ama onunla birlikte iradenin ve kararlılığın bazen büyüye bile yenebileceğini öğrendik. Yolculuğundan bir kez şüphe etmiş olsaydı, seçtiği ve ilerlediği yolda bir kez tereddüt edip arkaya bakarak kendi kafasını karıştırsaydı, şu an bunların hiçbirini yaşamamış olurduk." Marlo, Maça'nın kapısının önünde tam dört gündür yatıyordu.
Sayfa 339 - Marlo·Kitabı okudu
Alıntı
Çok da uzak olmayan bir geçmişte ona benim gibi olmayı öğretmemi istemişti. Bunu hatırladığımda gülümsedim.
Sayfa 337·Kitabı okudu
Alıntı
Ama şimdi, Bast'ı kolundan yakaladım ve çevremizdeki kulübeler yok oluverdi. Ağaçlar aynı gözükse de gözlerimizin değdiğini aynı ağaçlar olmadığını o da ben de biliyorduk. Bast bir kez daha bana döndü. Burun delikleri birkaç kez genişleyip küçüldü. Ve gözlerini yumarak başını öne eğdi. Hırsız Kral, sırtını da büktüğünde önümde eğilmiş gibi gözüktü ve teşekkür ettiğini anladım. Şefkati tanımıştı.
Sayfa 337·Kitabı okudu
Alıntı