Kimliğin oturmadığı,iyi tarif edilmediği,benimsenmediği yerde; ulus ve vatan coğrafyası da benimsenemez. Tarihi benimsemezse coğrafyayı da benimsemez,dolayısıyla kimlik eksik teşekkül eder ve ortada sadece karnını doyurmaya kalkan ve mütemadiyen bunu tekrarlayan garip bir toplum oluşur.
Kesinlikle! Dil Bayramı'nda Türkçeyi kullanmaktan söz ediyoruz. Kullanıyoruz ama kötü kullanıyoruz. Yapısını araştırmıyoruz, dünyadaki diğer dillerin zenginliği ile karşılaştırıp düzenlemeye kalkışmıyoruz. 20. yüzyılda Türkçeyi kullanmak demek; "divanda ve dergâhta; çarşıda ve pazarda" kullanıp konuşmanın ötesinde bir keyfiyettir. Türkçeyi önce bilgisayarda doğru kullanmalıyız.