Dünya tarihinin hemen hiçbir safhası,dünya coğrafyasının hemen hiçbir önemli parçası yoktur ki orada Türkler olmasın. Türkler olmadan hiçbir önemli Avrupa devletinin millî tarihi incelenemez. Hiçbir Orta Doğu ülkesinin,hiçbir Rus-Slav ülkesinin millî tarihi ve kimliği Türkler hesaba katılmadan anlaşılamaz. Bu Orta Çağ'ların derinliklerinden başlar ve yakın zamanlara kadar devam eder. Türkler olmadan Orta Çağ olamaz,Rönesans olamaz,Birinci Dünya Savaşı olmaz ve anlaşılamaz. Bu hususun üzerinde önemle durulmalı ve açıktır ki Türk cepheleri incelenmeye başlandıktan sonra Batı dünyası Birinci Dünya Savaşı'nı daha doğru anlamaya ve nitelikli olarak yazmaya başladı. Ondan önceki tarih yazımı nobran ve sathidir.
Yeni savaş tarihçileri Birinci Dünya Savaşı'nda Türk ordularının,yani Osmanlı İmparatorluğu'nun ne kadar önemli bir rol oynadığını artık günden güne daha vukufla yazıyorlar ve bizim bilmediğimiz kumandanların isimleri çıkıyor.
Büyük Harb'in yarattığı sıkıntılar sadece Türkiye ile ilgili değildi. Birinci Dünya Savaşı'nı sadece mağlublar değil,sözde galipler de kaybetmişti. Dünya değişmiş ve bu değişen dünya bir takım acıların içinden geçmek zorunda kalacaktı.