Sabah ayak sürterek gittiğim işten,
Akşam bezgin bir halde dönüyorum.
Metruk bir bina kapımı açıyor,
Somurtkan bir yüzle içeri giriyorum.
Dünyada güneşi görmediğim gibi dünyamda da göremiyorum,
Akşam yine o eski sandalyede oturuyorum,
Yüzün aklıma geliyor ,nedensiz.
Sanki anılarım insanlar gibi, canlanıp ölüyor bir bir...
Sansasyonel
Tarihe bakın.
Darbe, devrim, ayaklanma dediğin şeyler
öyle milyonlarca ordunun yürüdüğü dev sahneler değil çoğu zaman.
4-5 milyon insanın yürüdüğü ve sisteme karşı çıktığı olaylar.
Bu sayılarla ülkeler sarsıldı, rejimler değişti, sistemler çöktü.
Ve bugün bizim ülkemizde
4 milyona yakın genç işsiz.
Bu ne demek biliyor musun?
Üniversite bitirmiş, meslek öğrenmiş, alın teri dökmüş; ama kapının önünde bekletilen milyonlar demek.
Ve biz, garip bir şekilde, bunun “kader” olduğuna ve sorunun bizden kaynaklı olduğuna inandırılmışız!
Hayır.
*Çalışmak bir lütuf değil — HAK.
*Onurlu bir hayat istemek hadsizlik değil — HAK.
* Devletin görevini hatırlatmak saygısızlık değil — VATANDAŞLIK.
Düşünüyorum:
Tarihte milyonlar, daha azı için yürüdü. Biz ise, milyonlarca genç işsizken, sanki her şey normalmiş gibi susuyoruz.
Sistem o kadar iyi kurulmuş ki, insanlara önce umutsuzluğu öğretiyor; sonra da sesi çıkmayanları “memnun” gibi gösteriyor.
Ama gerçek şu:
Sistemce yerleştirilmiş bölümlerde okuyanlar olarak
Biz iş istiyoruz.
Emeğin karşılığını istiyoruz.
Liyakat istiyoruz.
Adalet istiyoruz.
Ve bunu yakıp yıkarak değil,
susmayarak, soru sorarak, hesap isteyerek söylemekten çekinmeyerek ifade ediyoruz.
(Kısacası susmayın arkadaşlar, çok ciddiyim kafanızı kuma gömüp beklemeyin, gerektiği yerde hiç çekinmeden ifade edin. 4 milyondan da fazlayız bugün çıkıp bağırsa yeri göğü inletecek kadar kalabalığız.)
Bilmeni isterim ki karmaşıklık en tehlikelisidir,
Olur olmadık zamanda çıkar ortaya.
Ve öyle farklı konularda olur ki
Hangisi gerçek bilemezsiniz?
Ya da bilmek istemezsiniz..
Şu sıralar memleket uyuşturucu yuvası olmakta,
Bahisçiler Fink atmakta,
Denetlenmeksizin her rütbe altındakine ihanet etmekte ve memleketin her yanı Bilfiil işgal edilmektedir.
Bize düşen vazife bilinci uyutmamak bir gün öleceğini unutmamakla beraber yakında gelecek olan Şanlı Zafer için hazır beklemektir...