" Sen yapmak, etmek, başarmak istemiyorsun ki. Yapmış, etmiş, başarmış olmak istiyorsun. Göle gitmek değil, gölde olmak istiyorsun. Sürekli bir yere gider gibi değil de, bir yere varmış gibi yaşadığın için yorgunsun."
"İnsan daha ortasındayken yolun sonunu düşünmek istemiyor öyle değil mi? O durum hep sürsün istiyorsunuz. Fakat sonu gelip de geriye dönüp baktığınızda, hiç bitmeme ihtimalini düşünmek insanı ürpertiyor. Yolda olmakla, yolda olmayı düşünmek birbirinden oldukça farklı."
"Gerçek denen şey tam da şu midyeler gibi. Çok fazla kurcalarsanız ağzını öyle bir kapatıyor ki bir türlü ortaya çıkaramıyorsunuz... Zorla açmaya çalışırsanız da hemencecik ölüveriyor. Kendisi ağzını açana kadar beklemekten başka çare yok."