Yeryüzünde nur, elinde Kur 'an, dudaklarında salavat, yüreğinde Yaratan sevgisi ve korkusu, hayalinde ideal islâm yurdu, kafasında gerçekçi gurursuz akıl, ruhunda ve vücudunda namaz, mü'min ve müslüman aydır bu gelen; Oruç ayı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir ev nasıl yılda bir defa temizlenir, örümcek ağlarından kurtarılır, kiremitleri aktarılır, sıvanır, yıkanır, onarılır ve badana edilir, yani yeni yapılmış hale getirilirse, bir ruh da, yılda bir kere, böyle bir genel temizlik ve revizyon ister.
Bir şehrin temizlenmesi, onarılması, yeniden yapılması, sıva, boya ve badanaların tazelenmesi ile müslüman bir şehrin oruç boyunca ruhî canlılık ve hareketi, yükselme ve ilerlemesi birbirini çok andırır.
Oruç, demek ki, bir noktadan bakılınca, ruhun ve vücudun dezenfekte edilmesi oluyor.
Kur 'an okuyan kimse sükûnet ve tevâzu içinde olmalı, Rabbine boyun eğmeli ve okuduğunu tefekkür etmelidir.
Kur 'an okumaktan maksat işte budur. Böyle olunca göğüsler genişler, kalpler ferahlar.
Gecenin en bereketli zamanına, duaların kabul edildiği saat anlamında "icâbet saati" denir. Allah Teâlâ bütün geceyi gaflet içinde geçirmemizi uygun görmez. Gece namazı kılarak ve onu zikrederek tükenmeyen rahmet hazinesine tâlip olmamızı ister.