718- Fadl b. Abbas anlatıyor: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana geldi, çıkıp onu karşıladım. Başını bağlamıştı, sancılı bir haldeydi. Bana: "Elimi tut, ey Fadl!" dedi. Elinden tuttum, minbere kadar gitti ve onun üstüne oturdu. Sonra bana: "İnsanlara seslen!" dedi. Ben de insanlara seslendim. İnsanlar gelip toplandılar. Allah'a hamdü senâ ettikten sonra dedi ki: "Ey insanlar! Artık aranızdan ayrılma vaktim yaklaştı. Bakın, ben kimin sırtına kamçı vurmuş isem işte sırtım, gelip sırtıma vursun, misilleme yapsın. Ben kimin haysiyetine sövmüş isem, işte haysiyetim gelip misilleme yapsın. Ayrıca hiç kimse, «Resûlullah tarafından kınanmaktan, kin beslenmesinden korktuğum için misilleme yapmadım» demesin. *Bilesiniz ki, kınamak, kin beslemek benim şanımdan ve huyumdan değildir* . Sizin aranızda en çok sevdiğim kişi, şayet bende varsa gelip hakkını alan veya bana hakkını helal eden kimsedir. Ben hiç kimsenin haksızlığı boynumda olarak Allah'ın huzuruna çıkmak istemiyorum. Gönül rahatlığıyla onun huzuruna gitmek istiyorum. Görüyorum ki, bu (sözüm) içinizde defalarca ayağa kalkana kadar fayda vermeyecek!"...
El-Mu'cemu'l-Kebîr Taberânî 13/456