İnsan gömdüğü şeyin gömüldüğü bu çok derin yerden
asla çıkamayacağını, orada çürüyüp yok olacağını
sanıyor. Ama öyle olmuyor, aksine gömülen şey katılaşıyor,zonklayan bir ağrı haline geliyor ve katılaşan bu kitle bir de üstüne enfekte oluyor, insanın bilincine de belleğinede irin gibi, ince ince sızıyor.
Ama hayat böyleydi, illa bir yerde insana hiç istemediği soruları sorduruyordu, daha kötüsü bazen insan kendini iyi hissedeceği cevaplara inanmayı istese de inanamıyor; saf, çıplak, en hakiki gerçeği bulmak istiyor ama gerçekle yüzleşmeye de gücüyetmediği için arafta kalıyordu.