Sare

Sare
@Sareeeeee
Bu ne anlama geliyor? Nöbetçi gardiyan hücreme geldi,şapkasını çıkarıp beni selamladı ve rahatsız ettiği için özür diledi; kalın sesini mümkün olduğunca yumuşatarak bana kahvaltıda ne istediğimi sordu. İçim ürperdi. O gün gelmiş miydi?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah! Bahtsız hayalperest, önce seni hapseden bir metre kalınlığındaki duvarı aş! Ölüm! Ölüm!
Sadece biri, bir ihtiyar neşesini biraz olsun koruyabilmişti. Islak gömleğiyle kurulanırken, bu hesapta yoktu, diye bağırdıktan sonra, yumruğunu gökyüzüne sallayarak gülmeye devam etti.
Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük alçalma! Burada her şeyi kirleten bir zehir var. Burada her şey, onbeş yaşında bir kızın şarkısı bile yozlaşıyor! Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar.
Ölüm cezası! diye fısıldaştı kalabalık ve beni götürdükleri sırada bütün izleyiciler yıkılan bir binanın gümbürtüsüyle bana doğru yaklaştılar. Kendimden geçmiş ve afallamış olarak yürürken içimde bir devrim gerçekleşiyordu. Ölüm cezası verilene kadar,soluk aldığımı, hareket ettiğimi, diğer insanlarla aynı ortamda yaşadığımı hissetmiştim; şimdi dünya ile benim aramda kesin bir sınır olduğunu kesin bir şekilde kavrıyordum. Hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu. Bu ışıklı geniş pencereler,bu güzel güneş,bu mavi gökyüzü,bu güzel çiçek artık bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu. Yüzümü görebilmek için itişip kalkışan bu adamlar,bu kadınlar,bu çocuklar artık hayaletlere benziyorlardı.