“Bil ki senin işlediğin hayırlı ameller Allah'ın sana ihsanındandır.
Allah'ın huzuruna kabul etmediği biri namaz dahi kılamaz. O nedenle kula ait hiçbir şey yoktur.”
Ahir zamanda göğsü daralmayanımız var mı? Ruhumuza ağır gelen bir zamanın, göğsümüzde bir nefeslik ferahlık bulamadığımız zamanın fanileriyiz… Belki hiçbir çağda çinde bulunduğumuz zaman kadar işgal edilmemişti insanlığın zihinleri ve kalpleri…
Bunda şüphesiz teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza karışan çoğu şeyin, değişen anlayış ve zihniyetin de payı var. İnsanlık: hakikatten uzaklaştı. Gözlerimizi kapadığımız gerçekler göğsümüzde birikiyor.. Hazların peşinden koşarken içimizdeki bunalımı nereye kadar erteleyebileceğimiz konusunda en ufak fikrimiz de yok..
Evet göğsümüz daralıyor… Kitabın adını gördüğümde bu sebeple heyecanlandım. Kitap da hacim olarak küçük olmasına rağmen derinlikli yapısıyla okurunu bu konuda yanıltmıyor. Şüphesiz nefsin peşinden koşarken daralan göğsümüz, daralma sırasını bu satırları okurken nefsimize bırakıyor. Hoşumuza gitmese de haz vermese de hakikati duymak sabredip sebat edersek göğsümüze genişlik olarak dönecek inşAllah.
Yazar olası sebepleri on üç başlık altında hadis ve ayetlerle de destekleyerek açıklamış. Okurunu sıkmayan anlaşılır bir yapısı var kitabın. Okuruna dua eden kısımlarda göğsümüze amin inşirahları göndermelik ara ara açıp okumalık bir eser. Yazarın kalemine sağlık ve Allah onu istediği gibi fâcirlerden eylesin …
Kitap ve sevgiyle…
Şükür öyle önemli bir ameldir ki şeytan dahi huzurdan kovulduğunda Allah'a Araf suresinde "Onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın."(Araf, 7/17) demiştir.
Şükreden kişi, Allah'a tevekkülünü korumuş ve yaşadığı her anın, her nimetin, her şeyin Allah'tan olduğunun bilincini sağlamlaştırmış olur. Kişi şükrederek kalbiyle daima Allah'ı zikreder ve böylece kalbinde de daimi bir huzur tesis edilir.
Şimdi deriz ki: Seni geleceğe dair endişelendiren her şey vesvesedir. Olumsuz şekilde aklına gelen her ihtimal vesvesedir.
Sana düşen Allah'ın takdirine inanmaktır. Kulluk dışında her endişe, her durum dünyevidir. Dünyayı yaratan, seni de yaratıp dünyaya koyan Allah elbette dünyevi olan işini de hayırlı şekilde görecektir. Ki yaratan O'dur, O zaten hükmü, oluşları ezelde belirlemiştir. Sana düşen nasıl daha iyi kul olabileceğinin derdine düşmektir.
Bil ki senin işlediğin hayırlı ameller Allah'ın sana ihsanındandır.
Allah'ın huzuruna kabul etmediği biri namaz dahi kılamaz. O nedenle kula ait hiçbir şey yoktur.