Şükür öyle önemli bir ameldir ki şeytan dahi huzurdan kovulduğunda Allah'a Araf suresinde "Onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın."(Araf, 7/17) demiştir.
Şükreden kişi, Allah'a tevekkülünü korumuş ve yaşadığı her anın, her nimetin, her şeyin Allah'tan olduğunun bilincini sağlamlaştırmış olur. Kişi şükrederek kalbiyle daima Allah'ı zikreder ve böylece kalbinde de daimi bir huzur tesis edilir.
Şimdi deriz ki: Seni geleceğe dair endişelendiren her şey vesvesedir. Olumsuz şekilde aklına gelen her ihtimal vesvesedir.
Sana düşen Allah'ın takdirine inanmaktır. Kulluk dışında her endişe, her durum dünyevidir. Dünyayı yaratan, seni de yaratıp dünyaya koyan Allah elbette dünyevi olan işini de hayırlı şekilde görecektir. Ki yaratan O'dur, O zaten hükmü, oluşları ezelde belirlemiştir. Sana düşen nasıl daha iyi kul olabileceğinin derdine düşmektir.
Bil ki senin işlediğin hayırlı ameller Allah'ın sana ihsanındandır.
Allah'ın huzuruna kabul etmediği biri namaz dahi kılamaz. O nedenle kula ait hiçbir şey yoktur.