Çünkü insan bu kelimeyi kullandığında gerçekliği çarpıttığını kabul eder ancak yeni bir çifdüşün hamlesiyle bu bilgiyi siler; yalanın her zaman doğrudan bir adım önde gelmesiyle bu döngü sürer gider.
Hem gayet bariz yalanlar söyleyip hem bunlara samimiyetle inanmak, uygunsuz bir hâl alan her türlü hakikati unutmak, sonra tekrar gerekli olduğundan aynı hakikati sadece gerekli olduğu süre zarfinda unutuştan geri almak, nesnel gerçekliğin varlığını inkâr etmek, bu esnada inkâr ettiğin gerçekliği dikkate almak bütűn bunlar vazgeçilemeyecek gerekliliklerdir.
Bu işlemin bilinçli olarak yapılması gerekir yoksa yeterli kesinlik sağlanamaz ama aynı zamanda bilinçsizce de yapılmalıdır yoksa sahtekârlık, dolayısıyla suc hissi uyandırır.
Birisi hükmetmek ve hükmünü sürdürmek istiyorsa gerçeklik duygusunu altüst etmeyi başarmalıdır.
Çünkü hükümetinin Sırrı kendi kusursuzluğuna duyulan inancı geçmiş hatalarından ders çıkarmakla birleştirmektir.
Toplumumuzda olup bitenler konusunda en fazla bilgisi olanlar, aynı zamanda dünyayı olduğu gibi görmekten en uzak olanlardır.
Genel olarak kavrayış arttıkça aldatmaca da artıyor.