Bridgerton serisinin altıncı kitabını inceleyelim biraz :)
Londra'nın Neşeli Hovardası Michael Stirling için bir dönüm noktası, Francesca Bridgertonu ilk kez gördüğü andır. Evet, kalbinin hiçbir zaman birine bağlanmasına müsaade etmeyen Michael ona bir kez bakmış ve âşık olmuştur. Bununla birlikte karşılaşma vesileleri kuzeninin bu genç bayanla evlenecek olmasını kutlamak adına düzenlenen bir yemektir. Hayat işte böyle ironiktir...
Ancak bir süre sonra Francesca eşini kaybeder ve arkadaşı, sırdaşı olarak gördüğü Michaelın desteğini bekler. Michael ona olan aşkından bahsetme cesaretini kendinde bulamaz. Ta ki genç kadın bir gece masumane bir şekilde kollarının arasına sığınana ve tutkunun en ahlaksız sırlardan bile güçlü olduğu kanıtlanana dek.
Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm Francesca ve kocası John'u kaybettiği kısımdan başlıyor. İkinci kısımsa bundan dört yıl sonrasıyla devam ediyor. Asıl hikayede bundan sonra başlıyor.
Serinin bitmesine çok az kaldı bakalım son iki kitap nasıl olacak...
Sana MuhtacımJulia Quinn · Epsilon Yayınevi · 20201,088 okunma
Bridgerton serisinin beşinci kitabıyla devam ediyorum...
Sonsuz Sevgilerimle , Bridgerton kardeşlerin beşincisi olan Eloise Bridgerton'ın hikayesini okuyoruz. Açıkçası seri ilerledikçe biraz sıkılmaya başladım çünkü karakterlerin kendi hikayelerinde onları çok farklı bir havaya sokmuş yazar ve karakterlerin öne çıkan özellikleri bastırılmış. Eloise gayet zeki, feminist ve kendi ayakları üzerinde durmayı amaçlayan birisiyken bu kitapta tam tersi bir durum yaşanıyor.
Sör Phillip, Eloise Bridgerton`ın evde kaldığını biliyordu ve evlilik teklifini kabul edecek kadar sıradan daha da önemlisi çaresiz olduğunu düşünmüştü. Eloise Bridgerton daha önce karşılaşmadığı bir adamla evlenemezdi! Ancak tekrar düşündü... ve merak etmeye başladı... Öyle ki gecenin bir yarısı araba kiralayıp hayalindeki kusursuz erkeğe gidecek kadar. Ve fena halde yanıldı. Hayalindeki adam bu kadar sevimsiz ve kaba değildi. Elbette Phillip yakışıklıydı ama Londra`daki centilmenlerden farklı olarak iriyarı, sert ve bakımsızdı aynı zamanda. Ne var ki gülümsediğinde ve onu öptüğünde kendinden geçiyor ve düşünmeden edemiyordu: Phillip gerçekten onun için mükemmel erkek olabilir miydi?
Serinin bir sonraki kitabında görüşmek dileğiyle, okuyacak olanlara iyi okumalar :)