Mesela bir kadının "Seni seviyorum" dediği bir adamın dans edip şarkı söylemeye başlaması böyledir. Bunu yaptıktan sonra adam, bu aşka yaraşmak ve bunu büyütmek için ve binlerce küçük ayrıntı ele geçirmeyi yavaşça gerçekleştirmek için takınmak zorunda kalacağı ihtiyatlı ve zor davranıştan vazgeçer. Canlı bir gerçeklik olarak, bütün bu kibar davranışların tam ilgi merkezini oluşturan kadından da vazgeçer.
"Sevinç-heyecan ilişkisi, iyice dikkat edilirse görülür ki, belli bir sabırsızlıkla belli eder kendini. Bununla, sevinçli öznenin tam da sabırsız bir insan gibi davrandığını anlıyoruz. Yerinde duramaz, kafasında bir sürü proje vardır, kalkıştığı işlerden çabuk vazgeçer vs. Zira onun sevinci aslında arzularının nesnesinin görünmesi ile alevlenmiştir."