Saye Daylan

Sabitlenmiş gönderi
Kant
“İnsan usu bilgisinin bir türünde özel bir yazgı ile karşı karşıyadır: Öyle sorular tarafından rahatsız edilir ki, bunları göz ardı edemez, çünkü, ona kendi doğası tarafından verilirler; ve gene de onları yanıtlayamaz, çünkü, insan usunun tüm yeteneğini aşarlar. Us bu duruma hiç suçu olmaksızın düşer. Öyle ilkelerden yola çıkar ki, bunların deneyimin akışında kullanılmaları kaçınılmazdır ve aynı zamanda deneyim tarafından yeterince doğrulanırlar. Bunlarla (kendi doğasının bir sonucu olarak) her zaman daha da yüksek, daha da uzak koşullara yükselir. Ama orada görür ki, bu yolda işi her zaman tamamlanmamış kalmak zorundadır, çünkü sorular hiç bitmez; bu yüzden öyle ilkelere başvurmayı zorunlu görür ki, bunlar tüm olanaklı deneyim kullanımını aşarlar, ve gene de öylesine kuşkudan muaf görünürler ki, sıradan insan usu bile onlarla anlaşma içindedir. Ama us böylelikle bulanıklık ve çelişki içine düşer, ve tam bu nedenle herhangi bir yerde gizlenmiş yanılgıların temelde yatıyor olmaları gerektiği vargısını çıkarsa da, bunları ortaya seremez; çünkü yararlandığı ilkeler, tüm deneyim sınırlarının ötesine geçtikleri için, bundan böyle deneyimden gelecek hiçbir denek taşını tanımazlar. Bu sonu gelmez çekişmelerin kavga alanı metafizik olarak adlandırılır
Felsefe-Düşünce
Reklam
Demek ki bir duygunun değerini ancak onu doğrulayan bir edimle gerçekleştirebiliyorum, belirleyen bir hareketle tanımlayabiliyorum.
Sayfa 49
Felsefe-Düşünce
Her kim ki büyük iyiliklerin eski haksızlıkları unuttuğuna inanıyorsa bunda yanılıyordur. Dük’ü yıkıma götüren de bu oldu. (Dük Aleksandr’ın papa seçimi üzerine)
Felsefe-Düşünce
Çünkü insanlar ya “korkudan” ya da nefretten ötürü başkalarına zarar verirler
Felsefe-Düşünce