Müslüman'ın dünya görüşü “sahih bir akîde" üzerine ibtina ettiğinden temsil ettiği dinin, hiçbir millet üzerinde " yan etkisi" olmaz. O, tatbik edildiği bütün millet yapılarına " mutlak fayda" getirir.
Allah Rasulü dünyevileşen bu ümmet içerisinde yaşasaydı, " Kimse sahip çıkmasa, bütün dünya seyretse de, yalnız başına gidiyorum." der, yıkılan şehirlere varır, enkazdan çocuk çıkarır, Medine'de ölen köle çocuk gibi onları elleriyle kefenler, omuzunda taşır, namazlarını kılar, defnederdi. Diğer çocukların ölmemesi için de katillerle hesaplaşır, hem Müslümanların, hem de modernlerin kıymet ölçülerine iman ve adalet ayarı yapardı.
Bulutlar gelir bulutlar gider, kuşlar konar kuşlar göçer, insanlar varır insanlar döner, zamansa unutkanlık veren bir şerbet gibi içtikçe içilirdi bu diyarda. Zaman, eğrilir bükülür, kalp imbiklerinden geçerek vakit olup çıkardı.