Ben, asıl kendi hatalarından kaçan, kendi hatalarını görmezlikten gelen tavırdan korkarım. Çünkü insan bu tavırla hatasını sürdürmeye niyetli olduğunu örtülü biçimde belirtmiş olmuyor mu? Neticede, sözüm ona asılsız bir itibarı koruma adına, asıl itibarını sarsmıyor mu? En kötüsü, adam olma niyeti taşımadığını belirtmiş olmuyor mu?
Kendini eleştirme, aslında açık kafaların ve açık ruhların işidir. Kendini eleştirebilen kimse, kendisinin başkalarınca eleştirilmesine de açık ve tahammüllü kafa yapısına ulaştığını kanıtlamış olur.
Müslümanların, geçen yüzyıldan beri yöneldikleri yanlışlardan biri, İslâm'ın kendi antitezleriyle bütünleşip yeni sentezlere ulaşabileceğini sanmaları olmuştur. Bu yoldan yeni sentezlere ulaşmak mümkün değildir demiyoruz. Fakat ulaşılan yeni sentezlerin artık İslâm olmaktan çıkacağını, başka bir şey olacağını belirtmek istiyoruz.
Müslümanların her hal ve şartta, kişilerin hatırına bakmaksızın İslâm'a ait doğruları söylemesi gereğidir. İslâm ahlâkının kişilere telkin ettiği edep tavrı, İslâm'a ait doğruların kişilerin hatırı için veya onlardan korkularak gizlenmesini tecviz etmemektedir.