Burçin

Toplumsal vicdan artık yaşayan bir şey değil, bir aygıt, bürokratlarca denetlenen bir iktidar aygıtı!”
Reklam
“..hiç teşbih usulünde 'hastalık' denen şeye, toplumsal sevgisizliğe, mutsuzluğa, yabancılaşmaya, bütün bunlara yine teşbih yoluyla acı, acı çekme de denebileceğini düşündün mü? … …ruhsal acıdan söz ediyorum ! İnsanların yeteneklerinin, çalışmalarının, yaşamlarının boşa gittiğini görmelerinden. Akıllıların aptallara boyun eğmelerinden. Güçlülük ve cesaretin kıskançlık,güç hırs ve değişme korkusu tarafından boğulduğunu görmelerinden. Değişme özgürlüktür,değişme yaşamdır. …Ama artık hiçbir şey değişmiyor! Toplumumuz hasta.”
Düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi reddederek - değişmeyi reddederek. İşte bizim toplumumuzun yaptığı da bu!
Arkadaşlıkları çocuklukta kalmış, geçmişti. Ama sevgi oradaydı: Eşelenen közler gibi alevleniyordu.
Yüreği ona kardeşim diyen genç varlıklara uzanmak istiyordu, ama ne o onlara, ne de onlar ona ulaşabiliyorlardı. Yalnız olmak için doğmuştu, kahrolası soğuk bir entelektüel, bir bencildi.
Reklam