Burçin

Neden bir çocuğu bir gecede servetinin yarısından eden züppeye iki aycık hapis verilir de ağırlaştırıcı koşullarda bin frankçık çalan baldırıçıplak küreğe yollanır? İşte yasalarınız. Saçmalığa varmayan bir tek madde yok. (...) Gözle görülür bir nedeni bulunmayan büyük servetlerin gizi, temiz yapıldıkları için unutulmuş birer cinayettir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Günah? Severim.
Çile yoluyla günahları ödemekten söz ederler bize. İşte güzel bir düzen daha: pişmanlık yoluyla günahlarından arınıvereceksin!
“..çocuktum o sıralarda, sizin yaşınızdaydım, yirmi bir yaşında. Hâlâ bir şeylere, bir kadının aşkına, sizin burnunuza kadar batmak üzere olduğunuz bir sürü saçmalığa inanıyordum.”
Kimi yaradılışlar yumuşaktır, düşünceler içlerine saplanarak yerle bir eder onları, kimi yaradılışlar da sağlam mı sağlamdır, tunç duvarlı bir kafatasları vardır, başkalarının istemleri duvara çarpan mermiler gibi yassılıp düşer yüzeylerinden. Bir de gevşek ve pamuksu yaradılışlar vardır ki onlarda başkalarının düşünceleri tabyaların yumuşak topraklarında hızını yitiren top gülleleri gibi ölüp gider.
“...cebine para girdi mi içinde masalsı bir sütun belirir hemen, bu sütuna yaslanır. Eskisinden daha iyi yürür, kaldıracının bir dayanak noktası bulunduğunu sezer, bakışları dolu ve dosdoğru, devinimleri çeviktir; dün alçakgönüllüydü, çekingendi, yumrukları sineye çekebilirdi; bugün, bir başbakana yumruk atabilecek durumdadır. İşitilmedik şeyler olur içinde; her şeyi ister, her şeyi yapabilir, her arzuya kapılır, sevinçli, cömert, açık yüreklidir. Kısacası, bir zamanların kanatsız kuşu kanat açmıştır.